Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

santiago de compostela / arabayla kuzey ispanya

Santiago de Compostela 'ya direkt uçuşun başladığı günlerde uygun bir bilet bulup gidiyoruz. Granada'da iken ülkenin bu uzak köşesini merak eder dururdum. Mayıs ayı olmasına rağmen Santiago 'da gerçekten bir kuzey havası esiyor. Buradan başlayıp 8 günlük bir Kuzey İspanya gezisi yapacağız.   Santiago de Compostela'dan sonraki duraklarımız: A Coruna, Oviedo (1 gece), Picos de Europa, Santillana del Mar (1 gece), Bilbao, San Sebastian (2 gece), Burgos, Leon (1 gece), Astorga, Vigo (1 gece). Santiago , Galiçya otonom bölgesinin başkenti. Burada İspanyolcadan çok Portekizceye yakın bir dil, "galego/gallego" konuşuluyor çoğunlukla. Yer isimleri, tabelalar vs. de bu dilde. Galiçya , Avrupa'nın ucuna itilmiş haliyle ve ıssız kayalıkları, haliçleri, yeşil kırları ve yağmurlu havasıyla İspanya'nın parçası olmaktan çok, neredeyse yalnız bir Orta Dünya gibi. Zaten özerkliklerini kazanmak için Basklar ve Katalanlar gibi epey mücadele ediyorlar. Galiçya...

krakow ve bir tren yolculuğu

Varşova'dan Krakow'a gitmek üzere yola çıkıyoruz. Aslında yolu üç saatte kateden trenler de var. Biz günübirlik gittiğimiz için sabah erken saatte orada olmak istiyoruz ve daha hesaplı olan 6 saatlik gece trenini seçiyoruz. Yarı uyur yarı uyanık, gece karanlığında kimbilir hangi kasabalardan geçerek ilerliyoruz. Trenler sıcak mı sıcak, bizse sıkı sıkı giyinmişiz. (Özellikle dönüş treninde, kalabalık bir kompartmanda sıcaktan helak oluyoruz.) Gün aydınlanmaya başladığında tren yolunun kenarındaki kasabaları görüyoruz. Donmuş tarlalardan geçiyoruz. Her yer sessizlik ve kar altında... En son ne zaman karlı bir tren yolculuğu yapmıştım diye düşünüyorum, hatırlayamıyorum. Tren istasyonundan şehrin merkezine doğru yürüyoruz. Krakow yürüyerek gezilebilecek büyüklükte bir şehir. Varşova'daki ışıksız günlerden sonra güneşli bir sabaha gelmiş olmak mutlu ediyor hepimizi. Yine de aldanmayın, hava soğuk! ...

varşova notları - 2

Varşova hikayeleriyle sokaklarını arşınlamaya devam... Chopin 'in vasiyeti üzerine kızkardeşi tarafından Paris'ten getirildiği söylenen kalbinin konduğu kilise, Marie Curie 'nin kıyısında yürüyüşe çıktığı ve günlüğüne "Bu nehrin tarif edemediğim bir büyüsü var üzerimde," diye yazdığı Vistula nehri, Kieslowksi'nin mezarı   için yapılan o  güzel heykel i barındıran ve Avrupa'nın en güzel mezarlıklarından kabul edilen Powazki Mezarlığı , Joseph Conrad 'ın çocukken babasıyla yaşadığı evin, (ve Chopin'in piyanosunun Rus askerler tarafından pencereden atıldığı evin) yer aldığı Novy Swiat  caddesi... Varşova'yı, 39 yıllık yaşamının ilk yarısını bu şehirde geçiren Chopin 'den bir ize, bir hikayeye rastlamadan gezmek kolay değil. (Şehrin havaalanına bile ismini vermiş!) Kalbinin taşınması, George Sand 'la olan tuhaf ilişkisi filan neredeyse mitolojik bir karakter yapıyor onu gözümde. Kimisi Chopin 'in "ölmeden mezara konma...