granada'da sonbahar


Fotoğraflar şehirle flört zamanlarımızdan. Bir yandan ondan hoşlanıyorum, bir yandan da geceleri sürpriz bir şekilde bastıran soğuğuna, akşam bir türlü açılmayan lokantalarına filan söyleniyorum. Üzerine de fazla düşmüyorum yani :) Derken bir şey oluyor. Bir süre yaşadıktan sonra... Sıcakla arası hiç olmayan ben, yazın 40 derece kuru sıcağına, tozu dumana katan metro inşaatına filan tek laf etmiyorum. "Büyük şehir" Sevilla'ya burun kıvırıyorum, sabah onda açılıp öğlen birde (evet birde!) kapanan balıkçıyı bağrıma basıyorum. Varsın olsun, dükkanlar erken kapansın, hafta sonu hiç açılmasın. Varsın olsun, akşam vakti ciğerci kedileri gibi lokanta önlerinde bekleşelim. Aşkımız baki. 
İşte nar şehrinden sonbahar manzaraları.


Şehrin büyük caddelerinden birinde, Gran Via de Colon'da sapsarı ağaçlar ve 19. yüzyıl mimarisi.


Sarıya kesen ağaç!
Güzel meydanlardan biri. Burada Lucas Diye Biri'ni okumuşluğum var. 

Ve alkım şehirdeki her şeyi büyülü bir ışık altında görmeye başlar.
 
 Albayzin'in sonbaharla tenhalaşan daracık sokakları. Saklı avlular, portakal çiçekleri. 

Albayzin sokakları ve uzak tepeler.
 
 Şehirde nerede görmüştüm bu ağacı hatırlamıyorum. Ne ağacıydı onu da bilemedim.

 
 Aşağıya varınca Elhamra Sarayı'nı göreceksin, sakın şaşırma.

Şehrin içine işleyen tarih. Kentsel hafızası olan şehirler. Ne güzel.


San Nicolas Meydanı'ndan Elhamra Sarayı ve karlı Sierra Nevada.


Mirador de San Nicolas. Yazın gece serinliğinde Flamenko tınılarını ve gitar tıngırtılarını ekleyelim buraya.

İşte en sevdiğim yerlerden biri, Dauro kıyısı. Suyu biraz kurumuş olsa da Lorca'nın Üç Nehir Üzerine Küçük Balad şiirindeki nehirlerden biri.
"Guadalquivir...Çan kulesi
Ve rüzgar, limon bahçesinde.
Dauro, Genil, ölü kilisecikler
Nehirlerin denize kavuştuğu yerde"


Dauro kıyısı.



 
 Elhamra Sarayı'nın olduğu tepe. 

Saraydan aşağı inerken.
Posted by Picasa
Oradaki bir sonbahar kedisiyle bitireyim. "Kışa hazırım," diyor sanki.

Yorumlar

Popüler Yayınlar