a coruña'dan oviedo'ya - arabayla kuzey ispanya


A Coruña, Vigo ve Santiago Galiçya'nın üç büyük şehri. Zaten A Coruña ve Vigo La Liga'daki ezeli rekabetleriyle de isimlerini duyurmuş iki şehir. Aslında Barbaros Hayrettin zamanından başlayan bir çekişme söz konusuymuş. A Coruña'lılar Barbaros'a destek verdiklerinden dolayı Vigo'lular tarafından hain ilan edilip "El Turco" olarak anılıyor.
Galiçya bahsini, duyduğum en tuhaf karnavallardan olan Os Peliqueros'dan söz etmeden kapatmak olmaz. İspanyollar zaten fiestasız bir ay geçirmiyorlar. Bu karnavalda da Şubat/ Mart aylarında Laza şehrinde yüzlerine maske, bellerine inek çıngırakları takmış ilginç kıyafetli kişiler (Peliquero'lar) şehrin meydanında koşturarak ellerindeki sopalarla etraftaki insanlara vuruyorlar, üzerlerine un, su ya da ısıran karıncalarla dolu toprak atıyorlar. (Hatta karıncaların daha saldırgan olması için üzerlerine sirke dökülüyormuş. İnanmak istemedim buna.) Ve meydandakiler hiç bir şekilde onlara karşılık vermiyor, koruyucu kıyafetler giyiyorlar. Son gün de eşeğin vasiyeti isimli bir metin okunup bir insan figürü yakılıyor.
a coruna
Galiçya'da haliçlerin sıralandığı, bakir batı kıyısını gezmek, sokaklarında dantellerin işlendiği Camarinas isimli balıkçı kasabasına uğramak, Avrupa'nın en batı uçlarından olan "Ölüm Sahili'nde (Costa de Morte) günbatımını izlemek güzel olabilirdi fakat vakit yok. O yüzden A Coruña'ya doğru yola koyuluyoruz. A Coruña, büyük ve modern bir kıyı şehri. Rüzgardan korunmak için kapatılan beyaz renkli balkonları  (galeria) nedeniyle Cam Kent olarak anılıyor. 
a coruna
Bu kapalı balkonlar kuzeyde pek çok şehirde karşımıza çıkıyor. A Coruña'yı -çok fazla gezemiyoruz- Clezio ve Barış genel olarak beğeniyor. Ben nedense çok etkilenmiyorum şehirden. Gerçi güzel ve çok eski bir anıtı, La Torre de Hercules'i var.
la torre de hercules
La Torre de Hercules, Avrupa'nın hala deniz feneri olarak kullanılan en eski deniz feneri. Unesco Dünya Mirasları listesinde ve M.S. 2. yüzyıla tarihleniyor. 242 basamak çıktığınızda okyanus ayağınızın altında.
sculpture a coruna
Deniz fenerine giden yolun başında, tombul adam heykelleri yapan, alaylı bir heykeltıraşın (Ramon Conde) Kharon isimli heykeli. Heykel, ismini Yunan mitolojsinde yeraltı kayıkçısından alıyormuş. Bu, şehrin farklı yerlerine serpiştirilen heykellerden biri. Diğerlerini göremedik ama şurada bir şeması var.
north spain road
A Coruña'dan çıktıktan sonra, Rias Altas kıyılarına geçiyoruz. Araba yoğunluğu gitgide azalıyor. Böyle boş yollarda, telaşsız acelesiz -tam öyle sayılmasa da- seyahat etmek ne güzel. Muhtemelen -LP rehberindeki bilgiye de dayanarak- İspanya'nın en az ziyaretçi çeken yerlerinden geçiyoruz.  
pontedeume
Pontedeume yol üzerinde gördüğümüz şirin balıkçı kasabalarından biri. Öğle uykusunda... Ya da belki hep uykuda.
pontedeume
Pontedeume'ye tepeden bakış. 
north spain towns

north spain cemetery
Mezarlık kapısında sohbet.
ferrol
Pontedeume'nin 17 km ötesindeki Ferrol, Rias Altas'ın en büyük şehri, aynı zamanda Franco'nun doğduğu şehir olarak da biliniyor.
ferrol
Ferrol'de de aynı sessizlik hakim, sahilde balıkçı tekneleri, kapalı dükkanlar, ıssız sokaklar.
asturias countryside
A Coruña'dan Oviedo'ya tali yollardan, kırların ve uykulu kasabaların arasından geçerek gidiyoruz. Kırlar çok güzel, gökyüzü ara ara bulutlansa da etrafta bir bahar havası var. Kırlarda vahşi atlar gözüme çarpıyor. Galiçya'nın bir de at festivali var. 1 Temmuz'da La Rapa Das Bestas'da (Vahşi Yaratıkların Terbiye Edilmesi)  vahşi atlar genç erkekler tarafından bir yerde toplanıyor, daha sonra tıraş edilip damgalanıyor. Görüntülerini izlemiştim, atların çevrilmiş bir alana istif edilmesi bana hiç iç açıcı görünmemişti ama eminim Hemingway olsa bayılırdı:) 
Ve açlıkla terbiye edilen gezginler. Yol üstü hayalkırıklığı durakları. "Acaba burada yiyecek bir şeyler bulunur mu?" (Sadece içecek var. Cafe con leche.)
ortigueira
Ferrol'den sonra, planı değiştirip güzel kasaba Cedeira'ya ve oradan sonra da virajlı yollar boyunca nefis manzaraların olduğu söylenen Serra da Capelada'ya gitmekten vazgeçiyoruz. Gün boyu yoldaydık ve zaman hızlı akıyor. Ferrol'den doğruca Ortigueira isimli kasabaya varıyoruz. Temmuz ayının ikinci haftasında burada çok büyük, uluslararası bir Kelt Müziği Festivali yapılıyormuş.  
asturias countryside
Bir süre gittikten sonra Asturias eyaletinin sınırlarına giriyoruz. Asturias'lılar, Mağribiler'in yerleşmediği tek İspanyol bölgesinde olmaktan çok gururlanıyor ve "burası gerçek İspanyol toprağı, geri kalanlar ise tekrar keşfedilmiş topraklar" (tierra de la reconquista) diyorlarmış.
asturias countryside
Asturias kırları.
asturias pilgrim route
Hac yolunu gösteren işaretlerden biri. 
asturias countryside

asturias countryside
Gezi boyunca kasabalarda görüp durduğumuz, taş ayaklıklar ve ahşap direkler üzerinde yükseltilmiş bu kulübelerin ne olduğunu anlayamamıştık. Gezinin sonlarına doğru tahıl ambarı (horreo) olduğunu öğreniyoruz. 
ovinana
Oviñana kasabası ve buralarda sıkça rastlanan saat kuleli kilisesi. Yine tüm dükkanlar kapalı. "Bugün yine açız evlatlarım!"
ovinana
Sol tarafta yine karşımıza çıkan tahıl ambarlarından biri. Kimisi o kadar özenle inşa edilmiş ki ilk başta içinde insanların yaşadığını bile düşünmüştük.
playa de san pedro
Oviñana yakınlarındaki Playa de San Pedro.
north spain roads
Yollarda, Kuzey İspanya'nın yeşil tepeleri arasında...
cudillero
Cudillero, Austurias kıyısında şirin bir balıkçı kasabası. Bir yokuştan, renk renk boyanmış evlerin arasından küçük bir koya iniyorsunuz. 
cudillero
Burası, yolculuğun en son durağı ama burada da çok duraklayamıyoruz doğrusu. Yoksa akşamüstünü bu küçük koyun kenarındaki kafelerden birine oturup gelen giden balıkçı teknelerini izleyerek geçirmek istiyor gönül.
cudillero
Cudillero'nun sahilinden son bir akşamüstü karesi. Böyle arabayla içinden geçilen yerlerde, hep orada yeterince kalmamış olmanın hüznü çöküyor insana. Ne var ki vakitler dar, yollar sonsuz. Açlık konusuna gelince akşama doğru Oviedo'ya varıp güzel bir akşam yemeğiyle, tok karınlarla günü bitiriyoruz. Mutlu son yani!

Yorumlar

  1. Mutlu son olmasına bayıldım. Mutlu başlangıçları mutlu sonlarla taçlandırmak gerek:) Kimi gezilerimizde aç kaldığımızı biliyorum bende, insanın mecali kalmıyor gözü görmüyor ki etraftakileri:) Bu son karelerdeki şahane evlerin olduğu Cudillero sanırım, bayıldım ne kadar masalsı ve güzel. İspanya veya Fransa veya başka herhangi bir yer denildiğinde akla hep aynı yerlerin gelmesini hiç sevmiyorum ve ziyaretlerin hep aynı yerlere yapılmasına üzülüyorum. Elbette kısa zamanlarda pek çok yere dağılmak zor oluyor, keşke gezmek görmek ve keşfetmek için hep daha fazla zamanımız olsa. O kadar merak ediyorum ki İspanya'yı. Oysa ne kadar yakınımda. Umarım Cezayir'den dönmeden orayı ve bu güzel mekanları da gezebilme olanağı bulabilirim..
    Harika fotoğraflar, ellerinize sağlık.
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuğba, haklısın. Ben de bize çok anlatılmamış şehirleri keşfetmekten hoşlanıyorum.
      İspanya'nın bence Avrupa'da farklı bir yeri var. Kimi Avrupa şehirlerinde birbirine çok benzer dokularla karşılaşıyorsun fakat İspanya'nın Mağribi geçmişi bence orada farklı bir kültür yaratmış. Özellikle Güney İspanya'yı gezmeni öneririm.
      Sevgiler,

      Sil
  2. Horreo 'nun karadenizdeki karşılığı Serenti.

    https://www.google.com/search?q=serenti&espv=2&tbm=isch&tbo=u&source=univ&sa=X&ei=GLqeU5-tI7Tb7Aak4ICQCg&ved=0CBoQsAQ&biw=1366&bih=643

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu bilmiyordum. Teşekkürler Ivan. Karadeniz'dekiler de epey özenli yapılmış görünüyor.

      Sil
  3. merhabalar:)
    blogunuza ve keşfetme ruhunuza hayran kaldım :)
    henüz öğrenciyim ve bir gün dünyayı gezebilmenin hayalini kuruyorum birçok insan gibi ve bu hayalini gerçekleştiren insanlara gıpta ile bakıyorum :)
    fotoğraflar gerçekten harika, gezdiğiniz yerler ise muhteşem, böyle bir blog açarak biz haritada aynı noktada olmaktan kurtulamayanların gözünü gönlünü açtığınız için gerçekten teşekkürlerimi sunuyorum :)
    olur da arada yolculuklarınızda kitap da okumak ister ve bir blog gezintisi yapmak isterseniz sizi bloguma da beklerim:)
    eğlenceli seyirler diler, saygı ve sevgilerimi sunarım :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar