singapur gezi notları - 2

singapur çin mahallesi
Singapur 1800ler'in başında sadece 1000 civarında Malay'ın kendine yetecek şekilde çiftçilik yaptığı  bir yerken, 1824'de adanın tamamı İngiliz sömürgesi oluyor. Ardından kauçuk ticaretinin önemli bir limanına dönüşen adaya göç başlıyor. Çinliler nehir kıyısına yerleşip ticaretle ve madencilikle uğraşıyorlar. Malaylar gibi iç kısımlara yerleşen Hintliler ise tarımla uğraşmaya başlıyorlar. Daha önce kendi halinde bir köy yaşamı süren Malaylar, kendilerini birden liberal ekonominin kucağında buluyorlar ve gitgide ellerindeki toprakları kaybediyorlar. İsyan etmelerine kalmadan Hint topraklarında radikal islama karşı bir tutum izleyen İngiltereMalay topraklarında bunun tersini tercih ediyor. "Kendini dine adamış" sultanlar aracılığıyla Malayları denetim altında tutmayı başarıyor.
Singapur Sultan Camisi
19. yüzyıl sonunda İngilizler (yoğunlukla bugünkü Malezya'da olmak üzere) yeni binalar yapmaya koyuluyorlar. Sultan Camisi de Singapur'da inşa edilen dini yapıların en önemlisi. Bu tip mimari örnekler, daha çok kolonyal ülkelerin kafalarındaki doğu fantezisi üzerine şekilleniyor. Burada görece daha sade bir dil tutturan İngiliz mimarlar iştahlarını Malezya'ya saklıyorlar, orada gerçekten de Viktoryen mimarisinin, 1001 gece masallarıyla harmanlandığı, "egzotik" yapılar tasarlıyorlar. (Bunlardan birisi Ubudiyah Camisi  Bu oryantalist mimari, çoğunlukla İslam mimarisi repertuarından farklı ögeleri coğrafyadan bağımsız olarak bir araya getiriyor. 
Singapore Shophouses Kampong Glam
Singapore Kampong Glam
Onun dışında Singapur'da 19. yüzyılda yaygın olan, alt katın dükkan üst katın konut olarak kullanıldığı iki üç katlı yapılar karşınıza çıkıyor. Bu mimari formu, buralara göç eden Çinliler getiriyor. Çoğu şimdi, kafeye ya da bara dönüştürülmüş. Bunların en popüler olanlarından biri, yapıyı etraflıca görmenize imkan tanıyor.
Singapore Arab Quarter
Sabah erken saatlerde Litlle India'daki otelimizden çıkıp Arab Quarter'ın ıssız sokaklarında epey yürüdükten sonra Malay Heritage Centre'ın büyük bahçesinde müzik yapan Malaylara rastlıyoruz. Bize cipsle meyve suyu ikram ediyorlar. Sonra Arab Quarter'da Sufi's Corner diye bir yerde (sufilikten sadece bizde ekmek yenilmiyor) -Clezio, iki buçuk aydır içmemiş olduğundan pek heves ediyor- kötü birer Türk kahvesi içiyoruz. 
Little India'nın tam göbeğinde kendinizi Hindistan'da zannedebilirsinz Yan yana sıralanmış küçük dükkanlar, cdciler, kumaşçılar, tütsücüler, küçük tapınaklar ve sizi hiç yalnız bırakmayan bir Bollywood müziği...Bu civarda 24 saat açık olan Mustafa Centre'ı da unutmamalı. Mustafa Centre, ruh olarak bakkal, kavram olarak market diyebileceğimiz devasa bir dükkan. Hiç fotoğrafını çekmemişim. Muhtemelen oraya gittiğimde feleğim şaştığından. İçinde yok yok, Türkiye'den turşular, gofretler; Çin'den çaylar, bavullar; Hindistan'dan kumaşlar, lambalar, hepsi üst üste.  Mustafa Centre'dan çıktıktan sonra civardaki lokantalardan birine girip o nefis Hint ekmeği "nan" ile küçük küçük tabaklarda gelen farklı yemeklerden tatmak en güzeli. Fakat itiraf edeyim, benim gözdem Güneydoğu Asya mutfağı.
Singapore Bugis
Hint, Çin ve Malay mahallerini buluşturan Bugis bölgesinde bir pazar yeri
Singapore Bugis
Çeşit çeşit meyve suları. Sıcakta iyi geliyor insana.
Singapore Bugis marketplace
Bugis civarındaki "lezzet durakları"
singapore seafood restaurant
Singapur'da pahalı olmayan bir şey varsa o da yemek! Hint, Çin, Arap mutfağından pek çok yemek seçeneği çıkıyor karşınıza. İsterseniz baharatlı Hint yemekleri için Little India civarındaki küçük lokantalara gidin. Ya da Bugis bölgesi civarında Çin ve Güneydoğu Asya yemeklerini deneyin. Elbette deniz ürünleri ağırlıklı.
Singapore seafood meal
Yemek!
Singapore National Library
Bugis bölgesinde Singapore National Library'den aşağıya bakış. Serin, kitap dolu bir yer burası.Öğrencilik günlerimde askeri rejimle yönetildiğine inandığım Mili Kütüphane'ye göre oldukça rahat erişiliyor kitaplara.
singapore iluma
Kütüphanenin karşısındaki Iluma binası. Günyedoğu Asya'nın meşhur mimarlık ofisi WOHA tarafından yapılan bina, geceleri güzel ışıklandırılıyor. Fakat atıl durumdaydı son gördüğümde.
Sırada Orchard Road var.


* Foto






Yorumlar

  1. Hem anlatımın hem de fotoğraflar çok güzel.
    Yemek bahsinde ağzımın sulandığı, milli kütüphane bahsinde kıkırdadığım doğrudur:))

    x
    Obur bi' Ankaralı:)

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Karadut,
    Hiç sorma, bunları oralardan değil İstanbul'dan yazıyorum ve yemek bahsinde benim de ağzım sulanıyor, hatta acı çektiğimi bile söyleyebilirim. Napalım artık:)
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Alkım,
    Buraları sana haber vermeden, gizli gizli okuyorum da haberin olsun diye yazıyorum:) Ne güzel, sen hep gezdir bizi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anonimcik,
      (Ne komik bir mahlas bu!)Ses vermene sevindim. Ben aslında kendimi de gezdiriyorum yeniden. Çaktırma:)

      Sil
  4. Bende aslında arada gelip okuduğum belli olsun diye yazıyorum. Fotograflar öyle renkli ve etkileyici ki bir an ben geziyorum sandım. Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayalperest Merhaba,
      Ses veren gizli okurlar günü oldu bugün:)Harika!
      Fotoğraf konusunda hiç iddialı değilim, çünkü hakikaten teknik olarak bilmediğim bir konu ama gezerken etrafta gördüğüm renkler bana inanılmaz geliyor. Bu, sayfalara da yansıyorsa ne güzel.
      Sevgiler.

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar