Bali'deki yemeklere Murni'nin Yeri ve Gado Gado ile başlayayım.
Endonezyaca ilginç ve kulağa çok hoş gelen bir dil ve uzunca da bir hikayesi var. Şimdi sadece şunu söylemekle yetineyim. Bir kelimeyi çoğul yapmak için o kelime iki kere tekrar ediliyor. Anak anak (çocuklar), bebek bebek (ördekler), orang orang (insanlar) gibi. (Bu arada orangutan kelimesi de "orman insanı" anlamına geliyor.)
Gado gado da "karışımlar" demek ve bir çeşit salata. Çeşitli sebzeler (fasülye, havuç, soya filizi, vs.) çiğ olarak karıştırılıp üzerine yer fıstığı sosu dökülüyor. Bu sosun taze yapılanı tercih ediliyor ama genellikle restoranlarda hazır olarak bulunuyor. Şu videoda nasıl yapıldığı gösteriliyor.
Balilier yemeklerini sabahları yapıyorlar. Ondan sonra da ev ahalisinden acıkan gelip yemeğini yiyor. Yemeklerde bir sofrada oturmak çok alışıldık değil. Sadece festivallerde topluca yemek yemeye rastlanıyor. Böyle olunca restoran kültürü de aslında Batılı'nın gelişiyle başlıyor ve bu mekanlar daha çok dışardan gelenlere hizmet veriyor.

(fotoğraf Murni's Warung'dan)
Murni's Warung (Ubud) Warung, küçük restoran demek. Burası ilk gece yol üzerinde olduğundan yağmur altında eşyalarımızla sığındığımız bir yerdi. Ahşap merdivenler, ahşap yerler, ahşap taraça, dışardaki yağmurla birlikte bana çocukluğumdaki yayla evini çağrıştırıyor. Buradaki yağmurun böyle bir güzelliği var, biliyorsunuz ki her daim yaz yağmuru ve ıslanmak serbest! O yüzden genellikle yalnızca çatıların kapatıldığı çevresi açık mekanlarda yağmura daha yakın olmak mümkün.
Ubud'un çeperlerinde bir yerde olan restoranın tam önünden şırıl şırıl bir dere akıyor, gece olduğundan göremiyorum ama hissediyorum ki pek çok ağaç o dereye eğiliyor. (Murni'nin ismini ararken pek çok videosu ile karşılaşıyorum, artık dünya online elimizin altında, ne tuhaf!) Ben uzunca bir süre burada kalmak istiyorum. Haleti ruhiyemiz böyle işte:) Gelelim yemeklere:
Murni'nin gado gadosu da yukarıdaki gibi. Yumurta, domates, salatalık, pirinç keki, soya peyniri ve karides krakerleri ile sunuluyor. Her yerin kendine has bir gado gadosu oluyor.
Palmiye (ya da muz, tam emin olamadım) yapraklarından yapılan bu küçük sosluğa bayıldım.
Bu da adanın temel besini: pirinç "nasi". Yemeklerin sunumunda hep bir özen var. Küçücük restoranlarda bile. Tabakların altındaki hasırlar da Bali'de yapılıyor. Neden bir tane almadım diye hayıflanıyorum şimdi. Gezilerde alışverişi beceremeyenlerdenim ben. Hep sona bırakırım ve son anda da bir şeyler olur, alamam. Napalım, öyle olsun:)
Milli içecek Bintang bira her derde deva! Şu küçücük yer fıstıkları çok lezzetli. Bence yazın en güzel ikililerinden biri.Tavuk yemeği (Ayam Panggang - Izgara tavuk). Beni en çok memnun eden şey ise:
Avokado salatası! Avokado benim dayanamadığım bir yiyecek. Burada avokado suyu diye bir şey bile var. Suyunu sıkıp şekerle, kimi zaman da çikolata sosuyla karıştırıyorlar. Biraz ağır oluyor. Herkese göre değil. Ama salataya diyecek yok. Domatesle salatalık ise Endonezya mutfağında bana yabancı geliyor. Yemekleri Batılı turistlere tanıdık kılma çabası mı acaba?Zaten genellikle tatsız oluyor.
Restoranda yemekten sonra şükranlarını sunmak isteyenler için küçük bir mabet de bulunuyor.
Bu yazı da Bali yemeklerine bir giriş olsun :)
Fotolar harika tatlim! Bali gibi güzel bir yeri geziyorsun, masallah sana, cok hosuma gitti görüntüler! : )
YanıtlaSilteşekkürler viva! gezmek gibisi yok:)
Silsüper bir gezi. devamını bekliyorum :)
YanıtlaSilhobiriks, sık yazamıyorum. yine de belli aralıklarla bu geziyle ilgili bir şeyler yayınlamayı planlıyorum. bakalım...
Silohhh, harika yemekler, harika fotograflar! çok da güzel bilgiler vermişsin, ben sevdim bu gezi blogu işini, eline sağlık alkımcım...
YanıtlaSilmuallacım, teşekkür ederim. fotoların daha büyük olmasını tercih ettim özellikle.
SilPaylaşım için teşekkürler canım:)
YanıtlaSilSayende bu harika görsellerle oraya gitmiş gibi oldum.
Ama Bali'lerin karnı acıkanın yemeğini yemesini,ailece yemek yememe kültürlerini beğenmedim:)
Ayrıca kızımla ayni meslekten ve ayni zevklere sahip olmanız dikkatimi çekti.
Aranızda ki tek fark,kızımın bir kedisi var.Zeytin bey:))
Sevgiler...
Benim de kedim var, hem de iki tane. Benimkiler hanım ama:) Maya Hanım ve Sakız Hanım!
YanıtlaSilNe güzel yemekler, lezzete yolculuk olmus sanki... yalniz merakimi cezbetti; o pilavin altindaki muz yapragi degil mi? hatta buz kovasinin,tavuklarin altindaki... herseyin altina kirpip kirpip muz yapragi mi koyuyorlar?:) bir nedeni var mi acaba, biliyor musun?
YanıtlaSilHee evdeki kucuk muz agacimizin yapragina sarararak balik yapma deneyimimiz oldu, balik daha lezzetli sulu sulu oluyor ama pecete niyetine kullanmak bir muz yapragini ilginc geldi:)
ilmiraggio, evet yemekleri o yapraklar üzerinde servis ediyorlar. estetik olması için yapılan bir şey. yani peçete gibi kullanılmıyor. orada da muz yaprağında yapılmış yemekler var bu arada. balık da güzel olur sanırım. balık asma yaprağında da harika oluyor!
YanıtlaSilsevgiler.
Bayılıdm fotoğraflara ve tüm sayfalarına.
YanıtlaSilhangisini izleyeceğimi şaşırdım inan.
Sevgiler :)
teşekkür ederim. çok memnun oldum. sevgiler:)
YanıtlaSilSelamlar Ayna Programı çok severek takip ettiğim ender programlardandır sizinde sayfanız maşallah Ayna gibi bir sayfa olmuş resimleriniz,anlatımınız insana bu güzel yerlerde geziyormuş gibi bir tat veriyor çok beğendim blogunuzu tebrik ediyorum sevgiler
YanıtlaSilTeşekkür ederim Keyfeseyran. Umarım uzun ömürlü olur blog. Malum bazen insan istese de vakit ayıramıyor. Seviyorum gezdiğim yerlerle ilgili bir şeyler paylaşmayı.
YanıtlaSil"Gerçekten Budapeşte harika ve sakin bir şehir.Tekrar gitmiş gibi olduk:) Ben gItmeden önce rehber ayarladım. Arkadaşlar süperlerdi. Havalimani transferini ve şehir turu kusursuzdu ve fiyatları uygundu. ( www.budapestetur.com ) Vaktinizi iyi kullanmak için kesinlikle aynısını yapın derİm. Şehri hikayeleri ve tarihiyle gezmek çok zevkliydi. Estergona gelmiş gidin derim.
YanıtlaSil"